Haber Detayı
25 Temmuz 2016 - Pazartesi 21:29 Bu haber 647 kez okundu
 
Kişisel husumetle ümmeti parçalayan cemaatleri uyaralım
Darbenin püskürtülmesi sonrasında bazı cemaatler fırsatçılık yapıp yalan ve iftiralarla husumet duydukları cemaatleri vurmak gibi yeni bir fitnenin kapısını araladılar
Güncel Haberi


15 Temmuz darbesine karşı verilen tepki Cumhuriyet değil dünya tarihinde bir ilk olma özelliği taşıyor. Ve bu öyle bir güzel tepki idi ki TÜRKİYE BU KEZ GERÇEKTEN MAZLUM MİLLETLERE ÖRNEK OLDU. 

Deprem, doğal afet, sel ve yangına karşı bilinçlendirilen milletin tarihte gördüğü onlarca darbe ve yıkıcı sonuçlarına rağmen tüm doğal afetlerden daha yıkıcı olan darbelere karşı her hangi bir eğitiminin bulunmaması dikkat çekti. Umarız yetkililer bu konuda gerekli çalışmaları yaparlar.

DARBE ANINDA HERKES ŞAŞKINDI

15 Temmuz darbe gecesi ne yapacağını bilemeyen asker kadar halk da şaşkındı. 

Ama ilahi bir yardımla milletin feraseti devreye girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sokağa çıkın” çağrısıyla birlikte tarihte eşi benzeri görülmemiş bir tepki ile halk direnişe geçti.

Sonuç, darbe durduruldu. Darbeciler bir bir gözaltına alınmaya başlandı.

ÖNÜNE GELENE ÇAMUR ATMAYA MERAKLI CEMAAT İLK FİTNEYİ ÇIKARDI

Olayın sıcaklığı geçtikten sonra birileri, bu başarıdan kendine pay kapma yarışı içine girdi.

Adını fitne çıkmasın diye vermek istemediğimiz İslam’ı kendine zimmetlenmiş zanneden bit’at ehli bir cemaat fırsattan istifade husumet içinde bulunduğu diğer bir cemaati vurmak için harekete geçti.

Kendi televizyon kanallarından darbe gecesi halkı direnişe çağırma adına hiçbir eylemde bulunmayan bu cemaat, husumet içinde bulunduğu bir başka cemaate ve liderine, “O gece neden halkı direnişe çağırmadınız. Neredeydiniz. Neden ortalıkta yoksunuz?...” gibi sorularla sosyal medyada itibar suikastına başladı.

İFTİRALARLA AHLAK POLİSLİĞİNE SOYUNAN CEMAAT

Yetmiyormuş ki husumet besledikleri cemaat liderinin bir televizyon kanalına verdiği demeçte “darbenin irdelenmesi, nedenleri üzerinde durulması aksi durumda bu darbelere daha pek çok maruz kalınacağı, eğer bu darbenin sebepleri ve sonuçları irdelenmez ve gerekli tedbirler alınmazsa verilen tepkilerin sürü psikolojisinden öte bir anlam taşımayacağı” sözlerinin içinden cımbızlama yaparak “sürü tepkisi ile tepki vermesinler” sözünü alıp “Darbeye direnen halka “sürü” dedi” manşetleriyle sosyal medyaya servis etti.

OYSA GERÇEK SERVİS EDİLENDEN ÇOK FARKLI İDİ

Oysa gerçekte olan ne bu fitneyi çıkaran cemaat ne de eleştirdiği cemaatin televizyonları gece belirli bir saatten sonra paket yayın yaptığı için canlı yayında halkı direnişe çağıramamaları idi. Her iki kanalın canlı yayın ekibi stüdyoda yok ve o an stüdyoya ulaşma imkanları da bulunmuyordu.

Eleştirilen cemaat lideri, yerel bir kanaldan canlı olarak milleti direnişe çağırmakla yetinmemiş cemaate ait bir hesap ile whatsapp hesabından kendine gönül veren insanları da sözlü ve kavli her tür direnişe davet etmişti. Saldırıya uğrayan cemaatin yönetimi tam kadro darbeye direnmiş ve her gece meydanlarda olduğu ortaya çıkmıştı. Üstüne üstelik bu cemaat üç şehit vermiş, tankın altında kalan genç saldırıya uğrayan cemaat liderinin hayranı ve öğrencisi idi.

Kendisi hakkında fitne çıkarılacağını bilemediği ilgili cemaatin lideri ehli sünnetin havariliğine soyunmuş bu iftiracı cemaate mesaj göndermeyi düşünememişti.

AYRIŞTIRICI SÖYLEMLERDEN UZAK DURUN!

“Falan cemaat ve lideri darbeyi kınamadı.”

“Filan cemaat, darbecilere arka çıktı.”

“Filan cemaat meydanda neden yoktu” gibi paylaşımlarla Müslümanlar birbirini yargılayarak yeni bir fitnenin kapısını aralamaya başladıklarının farkına varmalıdırlar.

Herkes unutmasın ki bu darbe anlık bir olaydı.

Herkesin verdiği tepki ilk başta kurumsal, cemaatsel değil, bireyseldi.

Devlet bile ne tepki vereceğini bilemezken Müslümanların darbe konusunda birbirlerini suçlamaları bu aşamada pusuda bekleyenlerin ekmeğine yağ sürer.

Cemaati ve kurumu ne olursa olsun, darbe karşıtı veya destekçisi herkesin bireysel anlamda darbeye karşı sokağa çıktığı bilinirken kimsenin birbirini suçlama hakkı olmasa gerek.

DARBEYE TEPKİ VERMEYEN İKİ CEMAAT

Buradan ilan etmek gerekir ki darbeye açık destek vermese de memnun olan gruplar Süleymancı ve Alparslan Kuytul’un Furkan Vakfı idi. Belki kendi inisiyatifi ile bu cemaat mensuplarından da darbeye direnenler olmuş olabilir. Ama sonraki günlerde meydanlarda görülmedikleri gayet açık bir gerçek.

Ulusalcı ve sol kesim konu alanımız dışında olduğu için onları değerlendirme gereği duymuyoruz.

Bu tür toplumsal olaylarda falan cemaat filan kurum peşine düşülmesi, toplu hareket etme yeteneğini öldürür.  

CHP ve Furkan Vakfı’nın yaptığı gibi milletle birlik olmak yerine milletten ayrı kendi parti ve cemaatleri adına flamalarıyla darbe karşıtı gösteri yapmak gibi fırsatçılık peşinde koşulduğu bir ortamda birlik ruhu gider. Her cemaatin PKK hayranı, Rus ajanlığına kalkışan Alparslan Kuytul gibi kendi cemaatinin flamasıyla ayrı gün ve yerde protesto yaptığı düşüncesi bile gayet mide bulandırıcı ve iğrenç bir durum.

DAMGALAYICI ZİHNİYET, ÜMMETİN FELAKETİDİR

Zaten Alparslan Kuytul ve Fethullah Gülen gibi liderlerin amacı, ümmeti bölüp parçalamak, ayrıştırmak iken aynı mahalle Müslümanlarının birbirlerini mimlemesi bizim birlik ruhumuzu öldürür. Tepkimizi kırar ve meydan it ve köpeklerin oluver. 

Biz tüm farklılıklarımızla birlikte bir arada olmayı öğrenmek zorundayız. Farklı kurum ve cemaatlerde eğitim alacak bir saldırı veya ümmetin dertlerini halletmek durumunda ümmet için aynı anda, aynı meydanda, aynı tepkileri vereceğiz. Kaynak:dinihaberler.com
 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Kişisel, husumetle, ümmeti, parçalayan, cemaatleri, uyaralım,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Anketler
Sizce Dini Hayatımız Nasıl?
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Sondakika Haberleri