Haber Detayı
21 Ekim 2016 - Cuma 22:16 Bu haber 672 kez okundu
 
Ayasofya’da 80 yıl sonra ilk cuma namazı
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından, Ayasofya'ya imam atanmasının ardından, 80 yıl sonra ilk kez cuma namazı kılındı.
Cami Etkinlik Haberi


 Kılınan ilk cuma namazında İmam Önder Soy, “Rabbimden yardım dileyerek bu göreve başladım” dedi. Kalabalık cemaat arasında farklı illerden gelerek sırf Ayasofya'da Cuma namazını kılmak isteyen vatandaşlar da vardı.

İbadete 1991’de açılan Ayasofya Müzesi Hünkar Kasrı’nda öğle ve ikindi namazları kılınırken, ilk cuma namazı da kalabalık bir cemaatle kılındı.

İmam Önder Soy, yapılan atamayla ilgili olarak, “İlk önce layık olamadığımı düşündüm ama bundan da vardır bir hayır diyerek ya Rabbim’den yardım dileyerek bu göreve başladım. Çevremdekiler hocam inanıyoruz ki siz orada çok güzel çalışmalar yapacaksınız diye dualarla birlikte bizi buraya uğurladılar. Normalde vakit namazlarında bay ve bayan olarak 100 kişi oluyoruz. Ama bugün neredeyse üç katı bir kalabalık cemaatle karşı karşıyayız” dedi.

“Cemaatin ilgisi yoğundu”

Ayasofya Müzesi Hünkar Kasrı’nda kılınan ilk cuma namazına ilgi de oldukça yoğundu. İçeriye sığmayan cemaatin çoğunluğu bahçede ibadetlerini yaptı. Namaz sonrası duygu dolu anlar yaşayan vatandaşlar, caminin arka tarafının da ibadete açılması talebinde bulundu.
Cuma namazını ilk kez Ayasofya Müzesi Hünkar Kasrı’nda kılan vatandaşlardan Adem Argın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, “Bizler buranın tekrar açılmasını istiyoruz. Reisimize sesleniyorum Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, dostlar arkadaşlar Ayasofya'nın ümmeti Muhammed'e açılmasını istiyor. Diyanet işlerini de buradan tebrik ediyorum. İlk defa bir imam atandı buraya ”dedi.

Yozgat'tan gelen Hüseyin Kale isimli vatandaş da uzun yıllardır bu anı beklediğini belirterek; “Bunu yıllardır bekliyoruz. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin gururu, Müslümanlığın nişanesi ve İstanbul'un fethinin kapısıdır. Ben Yozgat'tan geldim. Burada kaldım sırf bu cumayı kılmak için” diye konuştu.

Kaynak: Sözcü.com.tr
 

Ayasofya’da ilk Cuma namazı

TRT Diyanet'in Ayasofya'da yaptığı sahur programından Yunanistan rahatsız olmuş. Rahatsızlığın sebebi program esnasında Ayasofya'da Kur'ân okunması. Tabii Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan cevap gecikmemiş:

 

“Başkentinde yıllardır cami yapılmasına izin vermeyen, Batı Trakya Türk azınlığının dinî özgürlüklerine sürekli müdahale eden ve İslam karşıtlığını çağdaşlıkla karıştıran Yunanistan'ı üslubunda ve açıklamalarında aklıselime davet ediyoruz.”

Necip Fazıl'ın dediği gibi “her mana, her hikmet her münasebet Ayasofya'ya bağlı”. Bu düğüm ne zaman çözülür, bilinmez.
Necip Fazıl'ın dediği gibi “her mana, her hikmet her münasebet Ayasofya'ya bağlı”. Bu düğüm ne zaman çözülür, bilinmez.
 

İstanbul'un ilk Ulu Camisi

Bu yazıyı okuyanlar arasında “Ya hu yine mi Ayasofya!” diyenler de vardır şüphesiz. Evet, yine Ayasofya.

Çünkü biz Ayasofya'dan ne kadar kaçsak, “Ayasofya davası”ndan ne kadar uzaklaşsak da, o bir yolunu bulup gündemin başköşesine kurulmayı, ana haber bültenlerinin ilk sırasına oturmayı, twitter'da “trend topic” olmayı başarıyor.

Bunun sebebi ulu mabedin Müslümanların gönlündeki yeri elbette. 29 Mayıs 1453'te İstanbul'u fetheden Fatih, Osmanlı geleneğine uyarak şehrin en büyük kilisesi olan Ayasofya'yı camiye çevirecekti.

Fethin hemen ardından Sultan, “Bugünden itibaren kızgınlığımdan korkmayın hatta ölümden ve esir olmaktan da korkmayın” diyerek Ayasofya'ya sığınanların can ve mallarının emniyette olduğu güvencesini vermiştir.

Devrin tarihçisi Tursun Bey'in anlattığına Sultan, Ayasofya'nın harap halinden dolayı çok üzülmüş ve “Örümcek Kisrâ'nın penceresinde perdedarlık yapıyor. Baykuş Efrasyab'ın kalesinde nevbet vuruyor” şeklinde bir beyit okumuştu.

Fetihten sonra üçüncü gün Cuma idi ve Ayasofya tarihinin en önemli günlerinden birini yaşıyordu.

Usta ve mimarlar gecelerini gündüzlerine katmışlar, bu kısa sürede bir de tahtadan minare yapmışlardı. Tasvirler kapatılmış, heykel ve putlar kaldırılmıştı.

 

Fethin hemen ardından Sultan, “Bugünden itibaren kızgınlığımdan korkmayın hatta ölümden ve esir olmaktan da korkmayın” diyerek Ayasofya'ya sığınanların can ve mallarının emniyette olduğu güvencesini vermiştir.
Fethin hemen ardından Sultan, “Bugünden itibaren kızgınlığımdan korkmayın hatta ölümden ve esir olmaktan da korkmayın” diyerek Ayasofya'ya sığınanların can ve mallarının emniyette olduğu güvencesini vermiştir.
 

Ayasofya'da büyük gün

Ayasofya artık ilk Cuma namazına hazırdı.

O kutlu dakikaları, büyük bir heyecan ve coşku ile nakleden Askerî Müze'nin kurucusu Ferik Ahmed Muhtar Paşa'nın (ö. 1926) Feth-i Celil-i Kostantiniyeadlı eserinden takip edelim:

“Fethi müteakib en mühim hadise Ayasofya'da ilk Cuma namazının kılınmasıdır. Mimarlar ve işçiler geceyi gündüze katıp çalışarak Salı günü fetholunan şehrin en büyük kilisesinde cumaya kadar lüzumlu tadilatı yaptıktan sonra Padişah, emirleri, mücahitleri, gazileri ve büyük bir alay ve erkânla gelip içeri adımını atar atmaz, mabedin içinde ilahî bir gulgule yükseldi, hafızlar okumaya, müezzinler salalara, ezanlara başladılar. Cemaat bir ağızdan tekbir alıyor ve kubbe aksisedalarla uğulduyordu. Nice dem bu lahutî avaz sürüp gittikten sonra müezzinler, “İnnallahe ve melaiketihi…” ayetini yanık seslerle okumaya başlayınca Akşemseddin Hazretleri, Sultan Mehmed Han-ı Sani Hazretleri'nin koltuğuna girip tazim ile müşarünileyh hazretlerini minbere çıkardı. Etrafa nur-i hidayet saçan seyf-i Muhammedî elinde parıl parıl parlıyordu.

Hazret-i Fatih minberde yüksek ve mehib bir sesle “Elhamdülillah, Elhamdülillah…” diye hutbe okumaya başlayıp Cenab-ı Mün'im ve Muhsin-i hakikiye teveccüh ile şükür ve mahmedet eylediği zamanda idi ki, camide mevcut bütün gaziler, mücahid-i din-i Mübin, bir acib inbisat, sürur ve zevk ile gaşyolmak derecelerine gelip feryad-ı şadümani ile gözlerinden sel gibi yaşlar dökmeğe başladılar.

Hazret-i Fatih, kaide-i üslub-ı hatib üzre hutbeyi okuyup eda ettikten sonra minberden inerek Akşemseddin Hazretleri'ni imamete geçirip Cuma namazını ol vaktin icabatına göre mücahidin-i din-i Mübin safları önünde ifa eyledi.”

Necip Fazıl'ın dediği gibi “her mana, her hikmet her münasebet Ayasofya'ya bağlı”. Bu düğüm ne zaman çözülür, bilinmez.

Bizim elimizden gelen budur: “Ya Fettah! Ya Fettah! Ya Fettah!”


 

Fetihten sonra üçüncü gün Cuma idi ve Ayasofya tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadı ve ilk cuma namazı kılındı.
Fetihten sonra üçüncü gün Cuma idi ve Ayasofya tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadı ve ilk cuma namazı kılındı.

Kaynak: Yenişafak.com

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Ayasofya’da, 80, yıl, sonra, ilk, cuma, namazı,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
En Çok Okunanlar
Anketler
Sizce Dini Hayatımız Nasıl?
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Sondakika Haberleri